GELECEĞİN EVLERİ

Günümüzde insanların büyük bölümü, halen geçmişin izlerini taşıyan geleneksel mimariye sahip evlerde yaşıyor.

Günümüzde, en yeni mimari tasarımlar bile halen 50 ila 100 yıl öncesinin temel niteliklerini üzerinde barındırmaktadır. Hala evlerimiz mutfak, salon, yatak odası ve banyo gibi ayrı mahallerden oluşuyor.

Geleceğin evlerini düşünmek hayal gücümüzü zorlayıcı bir iş. Fütüristik, alışılmışın dışında yaşam alanları tasarımları üzerinde spekülasyonlar yapmak, iyi bir beyin egzersizi olduğu gibi, geleceğin dünyası hakkında belli bir fikir edinmemize de yardımcı olabilir. Geçmişten günümüze kadar mimari anlamda köklü değişiklikleri evlerimizde pek de görememiş olsak da, bu gelecekte de durumun aynı olacağı anlamına gelmiyor. Peki geleceğin evlerinde neler ön plana çıkacak ?

TEKNOLOJİK VE VERİMLİ BİNALAR

Gelecekte günümüzde kullandığımız pek çok elektronik cihazın ve makinenin daha iyi ve daha verimli olacağını söylemek için kahin olmaya kesinlikle gerek yok. Gelecekte evlerimiz, bize hizmet eden teknoloji ile çevrelenecek. Çoğunlukla evinizde gizlenmiş, gözle görülmeyen, kullanımı kolay ve hassas olacak. Evdeki bütün makine ve cihazlardan bilgileri toplayan ve kontrol eden dokunmatik ekranlı kumandalar yardımı ile herşey daha kolaylaşacak. Günümüzde bir evi böyle bir teknolojiye kavuşturmak zor olsa da, gelecekte evler için bu teknoloji su ve elektrik gibi vazgeçilmez olacaktır.

Günümüzde çevre dostu yaşam ve evler önemli bir trend ve belki şimdiden enerji verimliliği yüksek pencerelere sahip olacağız. Belki 50 yıl içinde değil ama gelecekte eviniz güneş panelleri veya rüzgar türbinleri ile kaplanmış olacak.

ÇEVRECİ, YÜKSEK PERFORMANSLI, SÜRDÜRÜLEBİLİR MEKANLAR

Binalar uzun süre dayanıklı olması için yapılır. Günümüzde bin yıllar öncesinden kalan antik yapılar, mesela piramitler bunun en güzel kanıtıdır. Ancak eski çağlarda inşaa edilen yapıların bu kadar uzun ömürlü olmasının temel sebebi, o çağlarda en yaygın, bulunması kolay ve doğal bir malzeme olan taşların kullanılmış olmasıdır. Ağaç, beton gibi malzemeler, çok daha ucuz, hafif ve işlemesi/şekillendirmesi çok daha kolay olacağından tercih edilecektir.

Bu noktada karşımıza çevrecilik tekrar çıkıyor. Bizler sadece uzun ömürlü binalara sahip olmak istemiyoruz, bizler aynı zamanda çevreye en az zararı veren ve çevre ile en uyumlu olan binalar istiyoruz. Aynı aynı zamanda da düşük maliyetli olmasından yanayız. Araştırmacılar inşaat sektöründe kullanmak üzere, sürekli yeni malzemeler bulmak ve var olan malzemelerin özelliklerini iyileştirmek için çabalıyorlar.

NÜFUS ARTIŞINA PARALLEL FARKLI KONUT ALANLARI

Gelecekte nüfus artışıyla beraber yer yüzünde konut alanı bulmamız zorlaşabilir. Evlerimizi kara parçalarında değilde denizin üzerinde yapmamız muhtemel. Yerden kazanmak için gökyüzünü evlerimizi konumlandırmak için kullanabiliriz. Metropollerde nüfusun hızla artışı ve dünya iş yoğunluğunun oralarda toplanması bizi kutu gibi evlerde yaşamaya zorlayabilir. Daha az alanda, daha fazla nüfusu barındıran binalar olması kuvvetle ihtimal. Bunun sonucunda evlerimizdeki eşyalar azalabilir. Evlerimiz daha sade olabilir. Daha fazla ışık alan alanlar ve farklı tasarımlar. Yer yüzündeki yaşanabilir alanların azalmasından dolayı denizler üzerine küçük şehirler kurulabilir.